30 Aralık 2012 Pazar

Varlıkların Özelliğini Bildiren Sözcükler

Varlıkların Özelliğini Bildiren Sözcükler



İlkbaharda,doğa derin uykusundan uyanır.Bitkilerde ve hayvanlarda bir canlılık görülür.Ağaçlar yeşil yapraklarla donanmaya başlar.Meyve ağaçları da pembe,kırmızı ve beyaz çiçeklerini açarlar. Tarla ve çayırlarda küçük hayvanlar görülür. Karınca,kertenkele, kurbağa,kelebek ve birçok böcek ortalığa çıkarlar.Leylek, turna ve kırlangıçlar geri dönerler.
İnsanlar soğuk kış günlerinde giydikleri kalın ve yünlü giyeceklerini çıkarırlar.Daha ince giyecekler giyerler. 
Okuma parçasındaki kırmızı olarak yazılmış sözcükler,varlıkların rengini,biçimini ve durumunu ayrıca sayısını şöyle böyle belirtmektedir. 


Yazıdaki bazı sözcükler kırmızı ile yazılmıştır.NİÇİN?


Çok ilginç!Peki neden bu sözcükleri kullanıyoruz? 
Varlıklar,farklı özelliklere sahiptir.Varlıkları belirtirken, onların özeliklerini bildiren sözcüklerde kullanırız.
Sevimli kedi çitten atladı.
Kırmızı çiçek kokuyor.
Yarım elma aldım.
Üç silgi kaybolmuş.
Herbirimize beşer kalem alındı.
Ilık süt içerim.
Eski ayakkabımı attık.


Örnekleri inceleyiniz. Çünkü böylece varlıkları, benzerlerinden ayırt ederiz.

Aşağıdaki örneklerdeki varlıkların hangi özelliklerinin belirtildiğine dikkat ediniz. 
Nasıl ev? 
Nasıl araba? 
Küçük
Yeni
Bahçeli
Sarı

Eski
Pembe
Hızlı
Güzel
Komik 

 Bu sözcüklerin adı nedir?

Varlıkların rengini,biçimini,durumunu bildiren;varlıkları yer, sayı ve soru bakımından tam olarak ya da söyle böyle belirten sözcüklere sıfat(ön ad) denir.Varlıkların özelliklerini belirten sıfatlar,isimlerden önce yer alır.

29 Aralık 2012 Cumartesi

Zıt Anlamlı (Karşıt) Kelimeler

Zıt Anlamlı (Karşıt) Kelimeler
Anlamca birbirinin karşıtı olan kelimelerdir.
Örnek: 
Siyah-beyaz, uzun-kısa, aşağı-yukarı, ileri-geri, var-yok, gelmek-gitmek, 

Tüm kelimelerin zıt anlamlısı yoktur. Eylemlerde de durum aynıdır. Bir eylemin olumsuzu o eylemin karşıtı sayılmaz. 
Mesela “sevinmek” karşıtı sevinmemek değil “üzülmek”tir.

Kelimeler arasındaki karşıtlık cümledeki kullanıma göre değişir. 
Örneğin; “doğru” kelimesinin zıt anlamlısı bir cümlede “eğri”olurken, diğerinde “yanlış” olabilir.

İki kelimenin (kökeni ne olursa olsun) anlamdaş, yakın anlamlı veya zıt anlamlı olabilmesi için aynı anlam özelliğini taşımaları gerekir. Meselâ, siyah ile beyaz, ancak ikisi de gerçek (temel) anlamda oldukları zaman zıt anlamlı olurlar. Hafif olmayan anlamındaki “ağır” kelimesinin ağır olmayan anlamındaki “hafif”le zıt anlamlı olabilmesi için ikisinin de gerçek (temel) anlamda kullanılması gerekir.

Zıt Anlamlı Kelime Örnekleri


Yazın başı pişenin kışın aşı pişer.
Akıllı düşman akılsız dosttan hayırlıdır.
Tokacın halinden anlamaz.
İyi evlat babayı vezir, kötü evlat rezil eder.
Akıllı düşününceye kadar, deli oğlunu everir.
Kurunun yanında yaş da yandı.
Koridorun dar olmasına karşın, odalar gayet geniş.
Sağlam yumurtaları paketlere diz, çürük yumurtaları ise çöpe at.
Yıllardır kâr eden şirket, sen gidince zarar etmeye başladı.
Arabamın hem içini hem dışını güzelce yıkadım.
Kimi gün güldük, kimi gün ağladık; koca bir ömrü tükettik.
Basketçiler uzun, halterciler kısa boylu olur.
Paraya az, morale çok ihtiyacımız var.
Bu sınavda dört yanlış, bir doğruyu götürüyor.
Bedenim yaşlandı, fakat ruhum hâlâ genç

19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı Neden Kutlanır?

19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı Neden Kutlanır?

19 Mayıs 1919 günü, Türk Milleti için önemli günleriden biridir. Özgürlüğe, bağımsızlığa ilk adım o gün atılmıştır. Kurtuluş Savaşı, Atatürk'ün 19 Mayıs 1919 günü Samsun’a ayak basması ile başlamıştır.
Ülkesini içinde bulunduğu sıkıntılı durumdan çıkarmak isteyen, “Milletin bağımsızlığını yine milletin azmi ve kararlılığının kurtaracağına” inanan Mustafa Kemal Atatürk, Samsun’a çıkışı ile bütün ülkeyi aydınlatacak bir hareketi başlatmıştır. Yani Mustafa Kemal kurtuluş meşalesini Samsun’da 19 Mayıs 1919′da yakmıştır.

Atatürk’ün milli birlik ve dayanışmayı gerçekleştirmek için çıktığı yolculuk, küllenen umutları canlandırmış, Anadolu insanın tek yumruk olmasını sağlamıştır. Atatürk Türk Milletinin haysiyetli ve şerefli bir millet olarak yaşaması için giriştiği bu savaşta, tüm gücünü, millete olan inancından ve güveninden almıştır.

Atatürk bir konuşmasında “Ben 19 Mayıs’ta doğdum” demiştir. Ulu önder Atatürk’ün bağımsızlık ışığını yaktığı 19 Mayıs’ı doğum günü olarak kabul etmesi, 19 Mayıs’ın tarihimizdeki yerini ve önemini en iyi biçimde yansıtmaktadır. Çünkü 19 Mayıs ülkenin mutlu geleceği için atılan ilk adımdır.

Kurtuluş savaşı, hazırlık çalışmalarından Büyük Zafer’e kadar her yönü ile çok iyi tasarlanmış, umutların ve özlemlerin çığ gibi büyüyerek coşkuya ve zafere dönüştüğü kahramanlık destanımızdır.
Kurtuluş Savaşı başarıyla sonuçlandıktan sonra 29 Ekim 1923′te Cumhuriyet ilan edildi. Atatürk Cumhuriyeti Türk gençliğine armağan etti. Bizler de Kurtuluş Savaşımızın başlangıcı olan 19 Mayıs günü tarihini “ATATÜRK’Ü ANMA, GENÇliK VE SPOR BAYRAMı” olarak kutluyor, bu kahramanlık destanını, o yollarda yaşanan büyük sıkıntıları ve çekilen çileleri unutmamaya, yeni nesillere de unutturmamaya çalışıyoruz.

28 Aralık 2012 Cuma

BESİN GRUPLARI

BESİN GRUPLARI

Süt Grubu

Başta yetişkin kadınlar, çocuklar ve gençler olmak üzere tüm yaş gruplarının bu grubu her gün tüketmesi gerekir.
Bu grupta yer alan besinler:
Süt ve yerine geçen besinler; yoğurt, peynir ve süttozu gibi sütten yapılan besinler
İçerdiği Önemli Besinler :
Protein, kalsiyum, fosfor, B2 vitamini (riboflavin) ve vitamin B12 olmak üzere birçok besin öğesinin önemli kaynağıdır.
Başlıca Görevleri:
Kalsiyumdan zengin olan bu grup kemiklerin ve dişlerin sağlıklı gelişiminde ve hücre çalışmasında önemli rol oynar.
Her gün yetişkin bireylerin 2 porsiyon, çocukların, adölesan dönemi gençlerin, gebe ve emzikli kadınlarla menopoz sonrası kadınların 3-4 porsiyon süt ve yerine geçen besinleri tüketmeleri gerekir. Bir orta boy su bardağı (200 cc) süt veya yoğurt ile iki kibrit kutusu büyüklüğünde peynir bir porsiyondur.
Yağsız veya yağı azaltılmış süt, yoğurt ve tuzu az peyniri tercih edin.
Çiğ süt ve pastörize edilmemiş sütlerden yapılan peynir ve benzeri besinler insanlarda brusella hastalığına neden olur. Bu nedenle sokakta satılan kaynağı bilinmeyen sütleri tüketmeyin.
Pastörize edilmiş veya UHT (uzu ömürlü süt) sütleri tercih edin. Kaynağını bilmediğiniz ve tanımadığınız kişilerin sattığı sokak sütlerini satın almayın.
Sütün az kaynatılması sütte bulunan mikropların tamamını öldürmez. Sütün çok kaynatılması ise vitamin kaybına neden olur. Sütü kaynama noktasına geldikten sonra en az 5 dk. kaynatmak hijyenik yönden yararlı olabilir
Yoğurdun suyunun süzülmesi veya bekletme esnasında oluşan suyunun atılması vitamin B2 (riboflavin) kaybına neden olur. Riboflavin vücutta önemli işlevleri olan bir vitamindir. Bu nedenle yoğurdun yeşilimsi suyu atılmamalı, değerlendirilmelidir. Ekmek mayalandırma, bisküvi ve pasta ile çorba yapımında kullanılmalıdır.
Satın alınan plastik yoğurt kapları, daha sonra yiyecek saklama amacı ile kullanılmamalıdır.
Sütlü tatlı pişirildikten sonra ocaktan alınırken şekeri eklenmelidir. Pişirilme sırasında eklenen şeker  ile sütün proteini birleşince protein kaybı oluşur.
Tarhana yoğurt, un veya yarmadan yapılan geleneksel bir besinimizdir. Beslenmemizde önemli yeri vardır. Ancak kurutulma işlemi hava akımı olan ve gölge bir yerde, üstü ince temiz bir bezle örtülerek yapılmalı, güneş altında kurutulmamalıdır. Aksi halde önemli vitamin kayıpları oluşur.
İshal tedavisinde yoğurt yenmesi ve tuzlu ayran içilmesi yaşam kurtarır.

ET-YUMURTA-KURU BAKLAGİL GRUBU

Bu grupta yer alan besinler:
Et, tavuk, balık, yumurta, kuru fasulye, nohut, mercimek gibi besinler bulunur. Ceviz, fındık, fıstık gibi yağlı tohumlar da bu grupta yer alır.
İçerdiği Önemli Besinler :
Protein, demir, çinko, fosfor, magnezyum, B6, B12, B1 ve A vitamini, posa (kurubaklagiller) içerir.
Başlıca Görevleri:
  • Hücre yenilenmesi, doku onarımı ve görme işlevinde görev alan besin öğelerini sağlarlar.
  • Kan yapımında görevli en önemli besin öğeleri bu grup tarafından sağlanır.
  • Sinir, sindirim sistemi ve deri sağlığında görev alan besin öğeleri en çok bu grupta bulunur.
  • Hastalıklara karşı direnç kazanılmasında rolü olan en önemli besin grubudur.

ETLER

  • Etler iyi kalite protein kaynağıdır. Özellikle protein gereksiniminin arttığı, hızlı  büyümenin olduğu bebeklik, çocukluk dönemlerinde diyette mutlaka yer alması gerekir.
  • Etin kendisi protein içerdiği için suyundan ziyade kendisi yenilmelidir.
  • Yağlı etlerin doymuş yağ  ve kolesterol içeriği daha yüksek olduğu için koroner arter hastalığı, diyabet, hipertansiyon gibi hastalığı olanlar diyetisyen kontrolünde yağsız kırmızı et ve derisiz beyaz eti (tavuk, hindi) ve balık etini tercih etmelidirler.
  • Omega–3 (n-3) içeriği yüksek olduğu için sağlıklı beslenme için haftada 2 kez balık yenilmelidir.
  • Salam, sosis gibi et ürünlerini tüketirken yanında mutlaka C, E vitamininden zengin     bir besine yer verilmelidir. Bu besinlerin yağ oranı yüksek olduğundan sınırlı          tüketilmelidir.
  • Veteriner kontrolünden geçmiş etler tüketilmelidir. Kaçak kesilmiş etler hastalık etkenlerini taşıyabilir, iyice pişirildikten sonra tüketilmelidir.
  • Pişirmede haşlama, ızgara gibi yöntemler tercih edilmeli, kızartmadan kaçınılmalıdır. Et konan yemeğe yağ eklememelidir.
  • Etler ızgara edilirken etle ateş arasındaki uzaklık eti yakmayacak, kömürleşme sağlamayacak şekilde ayarlanmalıdır, aksi halde kanser yapıcı maddeler oluşur. Aynı nedenle etler çok yüksek sıcaklıkta, uzun süre pişirilmemelidir.
  • Güvenilir yerlerden satın alınmalı; hemen tüketilmeyecekse soğukta veya dondurucuda saklanmalıdır.  

YUMURTA

  • Protein kalitesi yüksek olduğu için bebek ve çocuklar tarafından her gün bir adet  tüketilmesi yararlıdır.
  • Diyette protein miktarının kısıtlandığı böbrek ve karaciğer yetmezliği gibi  hastalıklarda yumurta örnek protein içeriği nedeni ile önemli bir protein  kaynağıdır.
  • Yumurtaya kabuklarından kolaylıkla mikroorganizmalar geçtiği için özellikle  akının iyi pişirilerek tüketilmesi gerekir.
  • Pişmemiş (çiğ) yumurta tüketilmemelidir.
  • Kalp-damar hastaları haftada 1-2 kez yumurta yiyebilirler.
  • Et yemeyenler et seçeneği olarak yumurta yiyebilirler. Bir adet yumurta, besin değeri açısından yumurta büyüklüğündeki ete eşittir.
  • Yumurta sebzelerle ve tahıllarla birlikte yenirse, kan kolesterolüne olumsuz etkisi olmaz.
  • Yumurtanın içindeki lesitin beyin işlevlerinin düzenli olmasında yardımcı olur.
  • Satın alırken üzeri temiz, çatlağı ve kırığı olmayan yumurtalarseçilmeli, buzdolabında yıkanmadan saklanmalıdır.
  • Yumurta bayatsa ve uzun süre pişirilirse sarısının etrafında yeşil renkte demirsülfür halkası oluşur. Bu nedenle taze yumurta tüketilmeli ve haşlama süresi katı yumurta için su kaynamaya başladıktan sonra 8 dakika ile sınırlandırılmalıdır            

KURUBAKLAGİLLER

  • Posa içeriklerinin yüksek olması ve yağ içeriklerinin düşük olması nedeniyle özellikle kalp-damar ve diyabet hastalarının diyetinde sıklıkla yer almalıdır.
  • Protein kalitesini arttırmak için tahıllarla birlikte tüketilmelidir.
  • Islatma ve iyi pişirme ile gaz yapıcı etkileri en aza indirilebilir. Kesinlikle pişirme suları dökülmemelidir.
  • Bileşimindeki minerallerin yararlılığı açısından C vitamininden zengin besinlerle birlikte tüketilmelidir.

YAĞLI TOHUMLAR

  • B grubu vitaminleri, mineraller, yağ ve proteinden zengindirler. Enerji değeri yüksek olan bu besinlere özellikle çocukların ve ağır işte çalışanların diyetinde yer verilmesi yararlıdır.
  • Evde saklarken kabuklu ve kabukları ayrılmış olanlar bir arada tutulmamalı, nemsiz ve serin ortamda saklanmalıdır.

SEBZE ve MEYVE GRUBU

Bu grupta yer alan besinler
Bitkilerin her türlü yenebilen kısmı sebze  ve meyve grubu altında toplanır.
İçerdiği Önemli Besinler :
Mineraller ve vitaminler bakımından zengindirler. Folik asit, A vitaminin ön öğesi olan beta-karoten, E, C, B2 vitamini, kalsiyum, potasyum, demir, magnezyum, posa ve diğer antioksidan özelliğe sahip bileşiklerden zengindirler.
Başlıca Görevleri:
  • Büyüme ve gelişmeye yardım ederler.
  • Hücre yenilenmesini ve doku onarımını sağlarlar.
  • Deri ve göz sağlığı için temel ögeler içerirler.
  • Diş ve diş eti sağlığını korurlar.
  • Kan yapımında görev alan ögelerden zengindirler.
  • Hastalıklara karşı direncin oluşumunda etkindirler.
  • Doygunluk hissi sağlarlar.
  • Dengesiz beslenmeye bağlı şişmanlık ve kronik hastalıkların (kalp   damar hastalıkları, hipertansiyon, bazı kanser türleri) oluşma riskini   azaltırlar.
  • Barsakların düzenli çalışmasına yardımcı olurlar.

SEBZE VE MEYVE GRUBU İÇİN ÖNERİLER

Çeşitli renk ve türlerde sebze tüketin. Farklı sebzeler, farklı besin ögeleri içerdikleri için gün içerisinde tüketilen sebzelerin çeşitlendirilmesi gerekir. Bir gün içerisinde,  koyu sarı sebzeler (havuç, patates), koyu yeşil yapraklı sebzeler (ıspanak, marul, kıvırcık, pazı, semizotu, brokoli vb), nişastalı sebzeler (patates, bezelye) ve diğer sebzeler (domates, soğan, taze  fasulye) dengeli bir şekilde tüketilmelidir.
Meyveler de, içerdikleri besin öğeleri ve miktarı bakımından farklıdır. Bu nedenle tüketimlerinde çeşitlilik sağlanmalıdır. Genellikle, turunçgil grubu ve çilekler vitamin C, kiraz, kara üzüm, kara dut diğer antioksidanlardan zengin iken; muz, elma gibi meyveler potasyumdan zengindirler.
Tüm sebze ve meyveler besin değeri içeriği ve ekonomik olması açısından mevsiminde, bol ve ucuz bulunduğu dönemlerde tüketilmelidir.

PİŞİRME İLKLERİ

  • Sebze ve meyveleri çiğ tüketmeyi tercih edin. Yenilebilen kabuklarını soymayın. Eğer soymanız gerekiyorsa mümkün olduğunca ince soyun. Birçok vitamin ve mineral, sebze ve meyvelerin özellikle dış yapraklarında, kabuğunda veya kabuğun hemen altındaki kısımlarında bulunurlar, iç kısımlarda yoğunlukları daha azdır.
  • Taze sebzeler önce ayıklanmalı, akan bol su altında iyice yıkanmalı sonra doğranmalı ve yeteri kadar su ile pişirilmelidir.
  • Sebzeleri yıkarken suda uzun süre bekletmemek gerekir. Bekletme sırasında bazı vitaminler suda çözünürler, besin değeri azalabilir.
  • Sebzeleri pişirmeden hemen önce ve büyük parçalar halinde kesmek gerekir. Yüzeyle az temas vitamin kaybını azaltır.
  • Sebzeler doğranmadan önce içinde pişirileceği sıcak karışım hazırlanmalıdır. Bunun için öncelikle yağ, soğan, salça karışımı ve gerekiyorsa su konur. Kaynayana kadar geçen sürede sebzeler doğranılarak sıcak karışıma eklenir ve pişirilir.
  • Yeşil yapraklı sebzelerin su oranı çok yüksektir. Bu nedenle suyu koruyabilen derecelerde hiç su koymadan veya susuz pişirilebilir. Sebze yemeğine ne kadar su konursa vitamin kaybı o kadar fazla olur.
  • Sebzeleri mümkün olduğunca kısa sürede ve diriliği korunacak şekilde pişirmek gerekir. B vitaminleri ve C vitamini gibi bazı vitaminler ısı ile kolayca kayba uğrar.
  • Sebze ve meyveleri pişirirken tencerenin kapağı kapalı tutulmalıdır. Böylece buhar kaybolmayacak ve pişme süresi kısalacaktır.
  • Sebzelerin haşlama suyu kesinlikle dökülmemelidir. Dökülürse suda eriyen vitaminlerin büyük bir kısmı (vitamin C, B2, folik asit vb) suya geçtiği için, besin değeri kaybı çok fazla olacaktır.
  • Sebzelerin pişme suyu çorbalara, yemeklere ve soslara eklenebilir.
  • Sebzeler pişirilirken asla soda eklenmemelidir. Pişirme sırasında eklenen soda sebzelere daha yeşil bir renk kazandırmakla birlikte bazı vitaminlerde kayıplara neden olur.
  • Meyve ve sebzelerin sularını tüketmek yerine,  tüm olarak tüketilmesi, ayrıca kabuklu yenilebilen meyvelerin kabukları ile yenilmesi posa tüketimini artırılmasını sağlar. 
Çimlenmiş patateslerde kabuğa yakın kısımda bulunan ve zehirleyici etkisi bulanan solanin (bir alkaloid) maddesi miktarı artır. Bu nedenle patates çimlenmekten korunmalıdır. Aşırı çimlenmiş patatesler tüketilmemelidir. Solanin zehirlenmesi sindirim sistemi bozuklukları, terleme ve halsizlik vb bulgularla ortaya çıkar.

EKMEK ve TAHIL GRUBU

Bu grupta yer alan besinler
Buğday, pirinç, mısır, çavdar ve yulaf gibi tahıl taneleri ve bunlardan yapılan un, bulgur, yarma, gevrek ve benzeri ürünler bu grup içinde yer alır.
İçerdiği Önemli Besinler ve Başlıca Görevleri:
Tahıl ve tahıl ürünleri vitaminler, mineraller, karbonhidratlar (nişasta, lif) ve diğer besin öğelerini içermeleri nedeniyle sağlık açısından önemli besinlerdir. Tahıllar, protein de içerir. Bu proteinin kalitesi düşük olmakla birlikte kurubaklagiller ya da et, süt, yumurta gibi besinlerle bir arada tüketildiklerinde protein kalitesi arttırılabilir. Tahıllar, ayrıca bir miktar yağ da içerirler. Tahıl tanelerinin yağı vitamin E’ den zengindir. Tahıllarda A vitamini aktivitesi gösteren öğelerle, C vitamini hemen hemen yoktur. Tahıllar B12 dışındaki B grubu vitaminlerinden zengin, özellikle B1  vitaminin (tiamin) en iyi kaynağıdır. Bu vitaminler tahıl tanelerinin çoğunlukla kabuk ve özünde bulunur.Mineraller ve vitaminler bakımından zengindirler. Folik asit, A vitaminin ön öğesi olan beta-karoten, E, C, B2 vitamini, kalsiyum, potasyum, demir, magnezyum, posa ve diğer antioksidan özelliğe sahip bileşiklerden zengindirler.

EKMEK ve TAHIL GRUBU İÇİN ÖNERİLER

  1. Tam tahıl ürünlerini tüketin.
  2. Tüketilecek miktar bireyin ağırlık ve bedensel çalışma durumuna göre değişir. Az hareketli, şişman bireylere günde 3 ince dilim ekmek (75 g) yeterli iken zayıf bireyler, ağır işte çalışanlar bunun 3-5 katını yiyebilirler.
  3. Tam tahıl ürünleri günde 6 porsiyon (6 dilim ekmek veya 3 dilim ekmek, 1 kepçe unlu çorba, 4 yemek kaşığı pilav gibi) tüketilebilir. Ağır işte çalışan ve enerji gereksinimi fazla olanlar bu gruptan daha fazla tüketebilirler.
  4. Protein ve vitamin içeriğini arttırmak için diğer besinlerle (kuru baklagiller, süt ve ürünleri) birlikte tüketin

Maddenin Halleri Nelerdir?


Maddenin Halleri Nelerdir?




Maddeler genel olarak katı, sıvı ya da gaz halinde bulunur, ancak Dünya dışında, evrendeki maddenin %99′u plazma (iyonlaşmış gaz) halindedir. Madde, istenildiğinde ortam şartları elverişli hale getirilerek bir halden diğerine dönüştürülebilir.
KATI
Maddenin katı hali belirli bir şekle ve hacme sahiptir. Katı maddeyi oluşturan atom ve moleküller yok denecek kadar azdır. Atom ve moleküller arasında bir düzenlilik vardır. Atomlar titreşim hareketi yaparlar. Maddenin en düzenli halidir.
Katı maddeler: Taş, tahta, demir gibi sert ve akışkan olmayan maddelere katı madde denir. Bu maddeler; akışkan özelliğine sahip değillerdir, belli şekilleri vardı ve şekil verilebilir yani şekillendirilebilirler.
SIVI
Maddenin sıvı hali, belirli bir şekle sahip değildir. Sıvılar akışkan olduklarından bulundukları kabın şeklini alır. Sıvı halde atom veya moleküller katılardan daha düzensiz olup tanecikler arası boşluklar katılardan daha fazladır ama sıkıştırlamazlar. Birazcık düzensiz hareket vardır. Ayrıca bulundukları kabın şeklini alırlar ve bir halden başka bir hale girebilirler.
Sıvı maddeler: Su, zeytinyağı gibi akışkan olan maddelere sıvı madde denir. Sıvı maddeler katı maddelerin aksine; akışkandırlar, belli şekilleri yoktur ve bulundukları kabın şeklini alırlar ve ayrıca biçimlendirilemezler.
GAZ
Atom veya moleküllerin arasında boşlukların en çok olduğu haldir. Gaz tanecikleri arasında boşluk fazla olduğunda gazlar sıkıştırılabilirler. Gaz tanecikleri düzensiz olarak hareket ederler. Bu hareketleri sırasında gaz molekülleri birbiri ile homojen olarak karışabilirler. Bunların yayılmaları hissedilebilir veya gözle takip edilebilir. Bir odaya damlatılan bir kolonyanın kokusu kısa sürede hissedilirken, bir sigara dumanının yayılması da gözle takip edilebilir. Konuldukları kabı dolduracak şekilde genleşerek kabın şeklini ve hacmini alırlar. Gazlar maddenin en düzensiz halidir ve sadece gazlar (tanecikler arasındaki boşluk fazla olduğu için) sıkıştırılabilme özelliğine sahiptir.
Gaz maddeler: Hava gibi yani uçucu özelliğe sahip maddeler gaz maddeler olarak adlandırılırlar. Oksijen, karbondioksit


Gaz maddelerin özellikleri
Gazlar bulundukları kabı tamamen doldururlar. Balonun şişirilmesi ile her yerinin hava ile doldurulması gibi.
Gazların belli şekilleri yoktur. Tekerlek şişirildiğinde tekerleğin içindeki hava tekerleğin şeklini alması gibi.
Gaz maddeler akışkan özelliğe sahiptirler. Şişirilen balonun herhangi bir yerinden sıkıldığında içindeki hava balonun diğer bir tarafına akar ve orada yoğunluk oluşturarak şirer.
Gaz maddeler bulundukları ortamda hızla yayılır. Üstümüze sıktığımız bir parfümün başka bir oda yada ortamda hissedilip kokması gibi.

Gaz halindeki maddeye enerji vermeye devam edersek, atomların dış kabuklarındaki elektronlar atomdan ayrılmaya başlar. Bu durumda madde, artı ve eksi yüklü parçacıklardan oluşan yüksek enerjili bir gaz haline gelir. Artı ve eksi yükler, birbirlerini çekmelerine rağmen, birleşerek nötr bir atom oluşturamazlar çünkü parçacıkların kinetik enerjileri, aralarındaki elektrostatik bağ enerjisinden fazladır. Güneş ve diğer yıldızlar (nötron yıldızları hariç) tamamen plazma halindedir. Plazma haline uzay boşluğunda da bolca rastlanır. Uzaydaki plazma çok daha soğuk olmasına rağmen, çok seyreltik olduğu için birleşerek nötr atomlar oluşturma ihtimali düşüktür.
Bir madde farklı sıcaklık ve basınç şartlarında üç halde de bulunabilir. Örneğin, saf su, H2O ile formüle edilir.
• Katı halde buz,
• sıvı halde su
• ve gaz halinde su buharı şeklinde bulunur.





















Yılbaşı Nedir?NİÇİN Kutlanır?

Yılbaşı Nedir?NİÇİN Kutlanır?

Cumhuriyet’ten sonra Türkiye’de 1926′de “Milâdî Takvim” kabul edilmiş, 1342 Ocak ayının 1. günü, 1926 yılının 1. günü olmuş ve böylece yılbaşı batı ülkelerindeki gibi Ocak ayı başına getirilmiştir.
Ülkemizde yılbaşı her yıl Aralık ayının 31. günü öğleden sonra başlayan ve 1 Ocak günü akşamı sona eren resmî tatil günüdür.
Bu tatilin ve kutlamasının Hıristiyan dünyasının bayram olarak kabul ettiği Noel’le alâkası yoktur. Hıristiyanlar arasında Noel kutlamaları Hz. İsa’nın doğum tarihi olarak kabul edilen 25 Aralıkta başlar ve bir hafta devam eder. Dinî bir özellik taşır. Bizim için ise yılbaşı sadece bir takvim olayıdır, hiçbir dinî özelliği yoktur.
Yılbaşı için alış-veriş yapılması, özel yemekler hazırlanması son yıllarda yaygınlaşmıştır. Yılbaşı gecesi genellikle akraba ve yakın komşular ile birlikte geçirilir. Günümüzde eğlence yerlerinde, turistik tesislerde yılbaşını geçirme yaygınlaşmaktadır.
Özellikle kent merkezlerimizde devam eden yılbaşı kutlamalarındaki amaç, üzüntü ya da sevinciyle bir yılı geride bırakmak ve yeni beklentilerin başlayacağı bir yıla adım atmaktır. Bu yılın iyi geçmesine yönelik dilekler, kişilerin sevdiklerine hediyeler alması, tebrik kartları göndermesi ki bu durum, diğer bayramlarımızda olduğu gibi yılbaşında da tebrik kartlarının toplu olarak satıldığı Pazar yerleri oluşturmuştur, gibi uygulamaları beraberinde getirir.
Tebrik kartlarında yeni yılın iyi geçmesine yönelik dileklerde bulunulur, sağlık, mutluluk ve başarı dolu yıllar temenni edilir. Sevgi ve saygılar sunulur. Seçilen kartlar genellikle kar ve kışı simgeler; özellikle son zamanlarda daha pratik olması sebebiyle telefonla yapılan yeni yıl kutlamaları yaygınlık kazanmıştır.
Hediye seçiminde kişinin ihtiyacına, yaş durumuna dikkat edilir. Yılbaşı kutlamalarında çeşitli eğlence ve oyunlar da yer almaktadır. Tombala, yılbaşı gecesinin özel oyunudur. Bunun yanında fincan “yüzük oyunu”, iskambil, okey, tavla gibi oyunlar oynanmaktadır.

27 Aralık 2012 Perşembe

UZUNLUK ÖLÇÜ ÇEVİRME

UZUNLUK ÖLÇÜ ÇEVİRME

Uzunluk ölçüsü temel birimi metredir.
METRENİN KATLARI VE ASKATLARI
Metrenin askatları:
Mili metre
Santimetre
Desimetre
Katları:
Dekametre
Hektometre
Kilometre
1 km = 1000 m
1 hm = 100 m
1 dam = 10 m
METRE (M) 
1 dm = 0,1 m
1 cm = 0,01 m
1 mm = 0,001 m
Uzunluk ölçü birimleri, askatlarına çevirirken her basamakta 10 ile çarpılır. Katlarına çevirirken de her basamakta 10 ile bölünür.
Uzunluk Ölçü Birimlerinin Birbirine Çevrilmesi:
Örnek:
32 m’ yi metrenin katları ve askatları cinsinden ifade edelim.
Çözüm:
32 m = 320 dm
32m = 3200 cm
32m = 32000 mm

32 m = 3,2 dam
32m = 0,32 hm
32m = 0,032 km
ALAN ÖLÇÜLERİ
Alan ölçüsü temel birimi “metrekare”dir. Kenar uzunluğu 1 metre olan karenin alanına metre kare denir, “m2” biçiminde gösterilir.
METRE KARENİN KATLARI VE ASKATLARI
Metrekarenin askatları:
Milimetre kare
Santimetre
Milimetre kare
Katları:
Dekametre kare
Hektometre kare
Kilometre kare
1 km2 = 1000000 m2
1 hm2 = 10000 m2
1 dam2 = 100 m2
METRE KARE
1 dm2 = 0,01 m2
1 cm2 = 0,001 m2
1 mm2 = 0,000001 m2
Alan ölçü birimleri askatlara çevrilirken her basamakta 100 ile çarpılır. Katlarına çevrilirken de her basmakta 100 ile bölünür. 
Alan ölçü birimlerinin birbirine çevrilmesi:
Örnek : 
53,64 m2= 5364 dm2
53,64 m2= 536400 cm2
53,64 m2=53640000 mm2
53,64 m2=0, 5364 dam2
53,64 m2=0,005364 hm2
53,64 m2=0,00005364 km2
HACİM ÖLÇÜLERİ
Hacim ölçüsü temel birimi “metre küp” tür. Kısaca “1 m3” olarak gösterilir.
Her ayrıtın uzunluğu 1 metre olan küpün hacmine metre küp denir.


Metre Küpün Katları ve Askatları
Askatlar:
Milimetre küp
Santimetre küp
Desimetre küp
Katları:
Dekametre küp
Hektometre küp
Kilometre küp

1 km3 = 1000000000 m3
1hm3 = 1000000m3
1 dam3 = 1000 m3
METRE KÜP
1 dm3 = 0,001 m3
1 cm3 = 0,0000001 m3
1 mm3 = 0,000000001 m3

Hacim ölçü birimini askatlarına çevirirken her basamakta 1000 ile çarpılır. Katlarına çevrilirken de her basamak 1000 ile bölünür. Hacim ölçü birimlerinin birbirine çevrilmesi:

Örnek:
7,2 m3’ ü askatlarına ve katlarına çevirelim.
7,2 m3 = 7200 dm3
7,2 m3 = 7200000 cm3
7,2 m3 = 7200000000 mm3
7,2 m3 = 0,0072 dam3
7,2 m3 = 0,0000072 hm3
7,2 m3 = 0,000000000 km3

SIVI ÖLÇÜLERİ
Gaz, benzin, süt ve su gibi akıcı maddeler, litre ile ölçülür. Sıvı ölçüsünün temel birimi “litre” dir , “lt” ile gösterilir. 1 litre sıvının hacmi 1 dm3 tür.
Litrenin Katları ve Askatları
Milillitre
Santilitre 
Desilitre
Katları:
Dekalitre
Hektolitre
Kilolitre

1 kl = 1000 lt
1 hl = 100 lt
1 dal = 10 lt
LİTRE
1 dl = 0,1 lt
1 cl = 0,01 lt
1 ml = 0,001 lt
Sıvı ölçü birimlerini askatlarına çevrilirken 10 ile çarpılır. Katlarına çevrilirken her basamakta 10 ile bölünür.
Sıvı ölçü birimlerinin birbirine çevrilmesi:
Örnek:
24 lt’yi katlarına ve askatlarına çevirelim.
24 lt = 240 dl
24 lt = 2400 cl
24 lt = 24000 ml
24 lt = 2,4 dal
24 lt = 0,24 hl
24 lt = 0,024 kl
Sıvı Ölçüsü:
1) 50 litrelik sütün 5 litresi satıldıysa geriye kaç ml süt kalmıştır?
Çözüm:
50 lt = 50000 ml süt yapar.
5,5 litre süt= 5500 ml süt yapar. 
50000 – 5500 = 44500 ml süt yapar.
Alan ölçüsü:
2) 0,238 km2 kaç m2 dir?
Çözüm:
1 km2 = 1000000 m2
0,238 km2 = 238000 m2 = 238.103
Hacim Ölçüsü:
3) 0,45 m3 kolonyayı 15 cl’lik şişelere doldurmak için kaç şişe gereklidir?
Çözüm:
0,45 m3 = 450 dm3
1 dm3 = 1 lt
450 dm3 = 450 lt = 45000 cl
45000 cl: 15 cl= 3000 şişe gereklidir.
Uzunluk Ölçüsü:
4) 8 hm 8 dam 8 m - 1000 mm 100 cm 10 dm işleminin sonucunu bulunuz.
Çözüm: 8 hm = 800 m
8 dam = 80 m
800m+80m+8m=888m
1000 mm = 1 m
100 cm = 1 m
10 dm = 1m
1m+ 1m + 1m= 3m
Sonuç metre cinsinden istendiği için hepsini metreye çevirerek işlem yapılır.
888m- 3m= 885 m